düşün ki; herkes ölmüş
öyle mutsuz.
yalnız…
düşün ki; herkes nefes almaya
Mars’a kaçmış
öyle çaresiz.
işte aynen öyle.
geride kalanmış gibi
gidenleri çağırır gibi.
ama onlar duymazmış gibi.
karabasan gibi.
tut ki; uçurumdan atlarken sesin kısıldı.
düşün ki; herkes ölmüş
öyle mutsuz.
yalnız…
düşün ki; herkes nefes almaya
Mars’a kaçmış
öyle çaresiz.
işte aynen öyle.
geride kalanmış gibi
gidenleri çağırır gibi.
ama onlar duymazmış gibi.
karabasan gibi.
tut ki; uçurumdan atlarken sesin kısıldı.
Aileler 15 yaşındaki çocuklarını e-okuldan takip edene kadar, Facebook statülerini okuyup şamarı bassalardı daha iyi bireyler yetişirdi.
En büyük kavgaların sonunda bile o adamın seni yine mutlu edeceğini bilmek çok güzel. Bu yüzden onunla geçen her gün diğer günlerden çok daha başka oluyor işte.
Barış Manço - Alla Beni Pulla Beni
Eski olan hiçbir şeyden kopamadığımı bilmek için beni çok iyi tanımanıza gerek yok; ben hala old twitter kullanan bir insanım.
Selam genşler
Sürekli sitenin adıyla, url’siyle oynadığımın farkındayım; inanın benim de kafam karıştı. Ama ne zaman “Ders mi çalışsaaam yoksa şunu mu yapsam?” moduna girsem elim buraya gidiyor; ay diyorum yine ısınamadım ben bu isme, şuna, buna ama şu ana kadar en sevdiğim bugünvertesi olduğundan bu şekilde bırakıyorum. Bence tumblr artık; blog ismi değiştirmeyi bana yasaklasın.
Sevgiler.
Farz et ki onu hiç sevmedin
Farz et ki bardaklar hiç kırılmadı
ona hiç küfretmedin
hepsini unut.
diyelim ki
o akşam ona
seni seviyorum
demedin
hiç çorba
yapmadın ona
-hastalandığında-
aslında gönüllü olmasan da
sırf üşümesin diye ayakları
evde çorap giymesine izin verdin
farz et ki hiç ağlatmadı seni
sen de hiç küsmedin ona
şimdi
mümkün mü
mutlu olman?
Küçük bir tekne hayal ediyorum, çarşaftan yelkenleri olan. İçinde ben olayım, yanımda da o olsun. Öyle salaş, sorumsuz ama mutlu yaşayalım. Ne bir şeyleri başarma derdi ne de para hırsı olsun. İnsanlardan uzak, denizin ortasında bir gemi; “Nuh’un Gemisi” olsun. İşte huzur bu kadar, aşk bu.
İnsanlar iki kişiyken mutludur ve eğer cennet varsa onladır.
Büyük Ev Ablukada - Havadar
Dilini bilmediğin bir şarkıyı dinlemek gibi. O sözcüklere kendinden anlamlar yüklemek gibi. Hatta o müziği kafanda onunla başrolleri paylaştığınız müthiş bir aşk filmine çevirmek gibi. Onu sevmek.
Ah, ne güzel onu sevmek…
Buika - No Habra Nadie En El Mundo
Bütün eşyalarınızı, dolaplarınızı, masalarınızı bile valizlere sıkıştırıp çok uzaklara hatta başka gezegenlere kaçmak istediğiniz oldu mu? Benim oldu.